Modern hayatla birlikte her şey pratikleşmeye ve hızlı tüketime girdi. Çayın hazırlanışı da bundan etkilendi ve poşet çaylar diğer bir deyişle “sallama çaylar” hayatımıza girdi. Çay poşeti modern bir rahatlık ama gerçekten bu kadar akıllıca mı?

Çay Poşeti Nedir?

Çay yaprakları veya toz çay içeren küçük gözenekli poşet üzerine çay yapmak için kaynar su dökülür.Başlangıçtan 20. yüzyılın başlarına kadar bir fincan çayın nasıl yapıldığına dair çok az şey değişmiş. Bir çay yapraklarını bir tencereye koyup sonra üzerine su dökülerek demlendiktan sonra fincanlara konuyordu. Bu durum 1900’lerin başlarında değişmeye başladı. Tarihsel olarak konuşursak, kağıda çay paketlemek modern bir icat değildi. 8. yüzyılda Çin, Tang Hanedanlığı döneminde çayın kalitesini korumak için kağıt katlanıp kare torbalara dikilirdi.

Çay Poşeti Nasıl İcat Edildi?

Çay demleyicilerinin birçok Amerikan patent başvurusundan sonra Roberta Lawson ve Wisconsin, Milwaukee’den Mary McLaren tarafından bir ‘Çay Yaprağı Tutucusu’ için bir patent 1901’de alındı.Amaç basitti: Fincanın etrafında yaprak süzülmeden bir fincan taze çay demlemek.”Yeni çay tutma poşetimiz, ucuz bir şekilde pamuk ipliğinden yapılan açık ağ dokuma kumaştan yapılmıştır.” Roberta Lawson ve Mary McLaren

Birçok kaynak, çay poşetinin, 1908 yılında ipek poşetlere paketlenmiş çay örneklerini gönderdiği zaman Amerikalı çay ve kahve ithalatçısı Thomas Sullivan tarafından icat edildiğini iddia ediyor. Bu poşetleri çay demlemek için kullanmak müşterileri arasında çok popüler oluyor. Tuhaf bir şekilde bu buluş tesadüfü oluyor. Müşterilerinin poşetleri doğrudan sıcak suya koymaları gerekmiyor, önce çayın çıkarılması gerekiyordu.

Bu, Roberta Lawson ve Mary McLaren’ın ‘Çay Yaprağı Tutucusunu’ patentlemesinden 7 yıl sonra olmuş. Bu nedenle Sullivan’ın müşterileri bu konsepte aşina olabilir ve ipek poşetlerin aynı işleve sahip olduğunu varsaymış olabilir.

Dünya’da Çay Poşeti Yaprak-Dökme Çayı Geride mi Bırakıyor?

Kumaş daha sonra filtre kağıdı ile değiştirildi ve yavaş yavaş dökme çay, 30’lu yıllarda Amerikan mağaza raflarından kaybolmaya başladı. Tetley, çay poşeti fikrini 1939’da İngiltere’ye getirdi ancak poşet çaylar 1952’de Lipton’un “flo-thru” çay poşetinin patentini aldığında tanıtıldı. Çay tüketmenin bu yeni yolu, Birleşik Krallık’ta, ABD’deki kadar hızlı gelişmedi. 1960’larda Birleşik Krallık’ta demlenen tüm çayın yalnızca % 3’ü bir poşet çay kullanılarak hazırlanırken, yüzyılın sonunda bu oran % 96’ya yükseldi.

Çay Poşeti Çay Endüstrisini Değiştirdi

Endüstri, sadece küçük çay parçacıklarının kullanımına izin veren ilk çay poşetlerine yönelik artan talebi karşılamaya yetecek kadar küçük çay üretmediğini keşfetti. Çay poşetlerinde paketlenebilen büyük miktarlarda çay yaratmak için yeni bir üretim yöntemine ihtiyaç vardı. CTC (‘kes, yırt ve kıvr’ kelimesinin kısaltması) üretimi, 1930’larda bazı Assam çay sitelerinde tanıtıldı. Bu yöntemle üretilen siyah çaylar güçlü bir liköre sahip olup, süt ve şekerle mükemmel oluyordu.

Bu yöntemde, çay yaprakları çayı ufalayan, yırtan ve küçük, sert topaklar halinde kıvıran yüzlerce keskin dişe sahip bir dizi silindirik merdaneden geçirilir. Bu, yaprakların şeritler halinde yuvarlandığı geleneksel çay üretiminin son aşamasının yerini alır.

Yaprak ya da dökme çay mı yoksa poşet çay mı tercih edersiniz? Yorumlarda bize bildirin! 🙂

Bir cevap yazın