Türk çay kültüründe çay denilince ilk akla gelenlerden ince belli camdan yapılmış çay bardağı olsa gerek. Her ne kadar fincanlar, kupalar ve muglar çay içerken keyfimize eşlik ediyor olsa da özellikle çay tutkunları için kahvaltılarda ince belli bardağın yeri ayrıdır. Çay bardaklarının ya da içim araçlarının şahı ince belli çay bardağın hikayesini hiç merak etmiş miydin?

Tarihi kaynaklara göre ilk kez Çin’de keşfedilen ve ardından dünyaya yayılan çay, aslında yüzyıllardır kupa ve fincanlarda tüketiliyor. Bir şekilde şık ve ince belli bardaklar hayatımıza giriyor ve bu ince belli bardaklar Türk çay kültürünün vazgeçilmezi oluyor.

İnce Belli Bardağın Tarihi

İnce belli bardakların ilk kez kim tarafından ve ne zaman tasarlandığı tam olarak bilinmese de ince belli bardakların hayatımıza girmesi 1900 yıllara dayanıyor. Yani çok da eski değil. Birçok kaynaklara göre, ince belli çay bardağının bir tabloda ilk kez karşımıza çıkması ise Ressam Hoca Ali Rıza’nın yaptığı “Semaver” isimli tabloyla oluyor. Ülkemizde ise aynı dönemde ince belli bardakların Beykoz’da bulunan cam fabrikasında üretilmesiyle hayatımıza giriyor ve Türk toplumu tarafından hızla benimsenerek çay kültürümüzün bir parçası oluyor.

İnce belli bardağın tasarımı o dönem popüler olan laleden esinlendiği söylense de aslında bunun ötesinde…

İnce belli bardak şeffaftır yani camdır. Bu da çayın rengini görmemizi sağlar. Biliyoruz ki hepimiz için dem ayarını anlamakta çayın rengi önemlidir. Ağız kısmı geniş olması çayın rahat içilmesini sağlarken dar bir tasarımda olması da çayın hemen soğumasını engeller. Tasarımı sayesinde soğuk havalarda direk avuç içimizle tutabilirken, sıcak havalarda ise iki parmak ucumuzla en üst kesimden tutarak rahatça içebilmemizi sağlar. Küçük olması da çayın çabuk soğumasını engeller. Özetle, görüntüsüyle, çayın rengini vermesiyle, sağladığı tutuşla yani işlevleriyle tam bir tasarım harikası.

Şimdi güzel demlenmiş bir çayı, ince belli bardakla içerek keyfine varmaya ne dersin?

Bir cevap yazın